EduCo:
İnternet Üzerinden Bilgisayar Destekli Eğitim Projesi
İki Yıllık Deneyim

Dr. Haluk Bingöl, Dr. Birtan Çiçekçi
Bilişim Teknolojileri Işığında Eğitim, 13-15 Mayıs 1999, ODTÜ, sayfa: 22-27.
Bilişim'99

  1. Özet
  2. Internet bilgiye ulaşmakta yepyeni ufuklar açmaktadır. Bu yeni olgu karşısında, özellikle Bilgisayar Destekli Eğitim olmak üzere eğitim sistemimizin yeniden değerlendirilmesi kaçınılmaz olmuştur.

    İntegral A.Ş. Internet'in getirdiği yaklaşımların eğitime, uzaktan eğitime, okul sonrası sürekli eğitime, BDE'ye uygulanması kısaca bilgiye ulaşma konusunda EduCo kod adlı bir AR-GE çalışması başlatmıştır.

    EduCo DHTML, Java, JavaScript gibi Internet teknolojilerini kullanmaktadır.

    Bu yazıda EduCo projesi boyunca yaşanan deneyimler paylaşılacaktır. Ön çalışmalar, amaç, geliştirme ortamı seçimi (C++, Multimedia, İnternet teknolojileri), konu seçimi (müfredat-müfredat dışı), tasarım, sunum ve geliştirme standartlarının oluşturulması gibi kritik konularda yaşananlar aktarılacaktır. Ayrıca yapılan çalışmalardan bazı örnek appletler gösterilecektir.

  3. Giriş
  4. Bu çalışma bir kaç konunun önemi üzerine kurulmuştur: eğitim, bilgi ve Internet. Her iki konudaki yaklaşımımızın öncelikli olarak verilmesi gerekir.

    Eğitim, bilgi kaynağından bilginin bir kişiye aktarılması, kişinin bilgi sahibi yapılmasıdır. Bu yaklaşımda eğitim çok geniş anlamlıdır. Burada bilgiyi alan kişiyi sadece okul çağındaki öğrenciler olarak düşünmemek gerekir. Okul sonrası eğitim, yada okul ile ilişkisi kalmamış kişilerin de hızla değişen bilgi dünyasında sürekli bilgilendirilmesi düşünülmelidir.

    Bilgi mutlak değildir; zamanla eskir. Burada bilgi olabilecek en geniş anlamda düşünülmelidir. Günümüzde bilgi birikimi hızla artmaktadır. Bugün bildiklerimizin belkide yarısından fazlası son yüzyılda elde edilmiştir. Bilginin bu katlanarak artmasının yanında, bilgi hızla eskimektedir. Bazı bilgilerin doğru olmadığı ortaya çıkmakta, bazı bilgilerin de artık gerekmediği yaşanarak görülmektedir. Bu da bir anlamda "bilginin yarılanma ömrü" olduğundan bahsetmeyi gerektirmektedir. Bu durumda okulda aldığımız bilgileri belli aralıklarla güncellememiz gerekmektedir.

    Bilginin nasıl bir ortamda bilgi kaynağından, bilgiyi tüketene aktarıldığı, bu bilgiye kimlerin ulaşma hakkı olduğu insanlığın tarihini değiştirmiştir.

    Bu anlamda Internet'i doğru bir perspektife koymak ile işe başlamak gerekir. İddiamız "bilgi üreten ile bilgi tüketen açısından bakıldığında Internet'in, yazının bulunması kadar önemli" olduğudur.

  5. Bilginin Aktarılmasının Tarihçesi
  6. Söz. Yazının keşfinden önce bir kişi edindiği deneyimlerini sözlü olarak bir başkasına aktarıyordu. Bu nedenle bilginin birikimi çok yavaştı. Her yeni doğan yaşamı için gerekli bilgileri neredeyse sıfırdan keşfetmek zorunda kalıyordu. Edindiği bilgileri çocuğuna sözle aktarmaya çalışıyordu. Bir kişide biriken bilginin bir başkasına geçebilmesi için hem zaman, hem de uzay olarak yakınlık gerekiyordu. O dönemin olanakları göz önüne alınırsa iki kişi arasında bir kaç kilometrelik bir mesafe yada otuz yıllık bir zaman farkı varsa bu iki kişi arasında bilgi aktarımı mümkün değildi.

    Yazı. Yazının keşfi ile zaman farkı önemini yitirdi. Bilge kişi birikimlerini bir taş üzerine yazıyordu. Bu zamana dayanıklı ortamda bilgi yüzyıllarca saklanabiliyordu. Taş üzerine eski Ön Asya'lıların yazdıkları bilgileri aradan geçen binlerce yıla rağmen bugün okuyabiliyoruz. Taş üzerine yazılmış yazılar zamana dayanıklıydılar ama taşınabilmeleri biraz sorundu. Bilgiye ulaşabilmek için bilginin ayağına gitmek gerekiyordu. O denemde insanlar günlük yapacaklarını küçük taş parçalarına yazıp, ceplerinde taşımıyorlardı.

    Daha sonra kağıt ortamına yazmak moda oldu. Taşa yazmak yerine kağıda yazmak sadece taşıma anlamında pratiklik kazandırmıştı ama her ikiside de çoğaltma bir sorundu. Bilgi tek kopya idi. Orjinal kopya kimin elindeyse sadece o bilgiye sahip oluyordu. Bilgi zamandan ve mekandan bağımsız olarak taşınabilir olmuştu ama hala çok az sayıda insan tarafından ulaşılabiliniyordu. Bilgiye sahip olanlar bu bilginin paylaşılmasınıda pek istemediler. Bir dönem bilgi küçük bir azınlığın tekelinde kaldı. İnsanlık tarihinde din adamı- bilim adamı sınıfsal bir güç haline geldi. Kendi döneminde olağanüstü güçleri olduğu düşünülen Mısır rahiplerinin aslında çok basit fiziksel düzenekler kullandıklarını bugün biliyoruz.

    Matbaa. Bilgi tekelleri eserlerin elle çoğaltılması ile kırılmaya başladı. Matbaanın bulunmasının önemi bilginin seri olarak çoğaltılmasının sağlanmasıdır. Böylece daha önceleri elyazması ile çoğaltılan ama sadece dünyada onlarca olan bilgi birden bire yüzlerce, hatta binlerce kopya halinde daha geniş bir kitlenin kullanımına sunuldu.

    Bilgisayar Destekli Eğitim. Matbaanın bulunmasından sonra uzun bir süre yeni bir gelişme olmadı. Derken bilgisayarlar çıkageldi. Bilgisayarlarlar bilgiyi daha sistematik hale getirdi. Daha kolay kullanılabilir, anlaşılabilir kıldı. Bilginin yeni nesillere aktarılmasında bilgisayarın kullanılması fikri Bilgisayar Destekli Eğitim dediğimiz yeni bir ortamı doğurdu. Artık bilgi kağıtta değil, elektronik ortamda aktarılıyordu. Kağıt ortamında yapılması olası olmayan animasyon, ses gibi özellikler elektronik ortamın devreye girmesi ile nihayet gündeme geldi. Ayrıca elektronik ortamda dinamiklik vardı. Örneğin soruya verilen cevaba göre farklı şekilde dallanmalar yapılabiliyordu.

    Internet. Bilgisayarlar birbirlerine bağlı olmadığı için bilgi birbirinden bağımsız adaları dağılmış gibiydi. Bilgisayar ağlarının gelişmesi ile bir bilgisayardaki bilgiye bir başka bilgisayardan erişilir oldu. Bu teknolojinin gelişmesi ile hiç kimsenin beklemediği bir Internet olgusu oluştu. Henüz Internet'in insanlığı nasıl etkileyeceği tam kavranabilmiş değil. Bugün için söylenebilen yaşamımızın artık eskisi gibi olmayacağı.

    Daha önce bir bilgiyi duyurabilmek için bir yayınevini, bir medya kuruluşunu ikna etmek gerekirken, şimdi her kişi dilerse kendi Web Site'sini yaratabilir, paylaşmak istediği bilgiyi buraya koyabilir. Bunu yaparken kendisinden başka hiç kimse ne konacağına karışmaz. Bilgi kaynağının dilediğini yayınlayabilme özgürlüğü ilk defa Internet ile geldi. Bunun paralelinde bir başka özgürlük daha geldi. Daha önce bilgiyi tüketen yayınevi, medya kuruluşu süzgeçinden geçen bilgileri kullanabiliyordu. Şimdi sonsuz kaynaktan gelen bilginin içinden sadece kendisinin tercih ettiğini kullanacak. Bilgiyi özgürce yayınlama ve bilgiyi özgürce seçebilme insanlık tarihinde yepyeni bir dönem açacaktır. Sonuç olarak bilgi üreten ile bilgi tüketen açısından bakıldığında Internet yazının bulunması kadar önemlidir

    Bütün bu gelişmelere rağmen Internet sınırlı sayıda kitlenin ulaşabildiği bir olanaktır. Bu nedenle kitlelerin tam anlamı ile bilgiye erişimi henüz gerçekleşmedi.

  7. EduCo Projesi Başlangıç
  8. EduCo Projesi eğitim konusunda dünyada yaşanan bir arayışa kendi çapımızda bir katkı şeklinde başladı. Birinci yazarın Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinde ders verirken edindiği deneyim projeyi tetikleyen ana motivasyon oldu. Üniversite sınavında en tepelere tırmanmayı başarmış bu öğrenciler aldıkları bilgileri kullanarak bir senteze, yeni durum karşısında yeni çözüm üretmeye gidemiyorlardı. Bir anlamda düşünme, sorgulama yetenekleri kendilerinden beklenildiği kadar gelişmemişti.

  9. Ön Çalışmalar
  10. Eğitim konusunda ne yapabiliriz sorusunu sorunca, cevap doğal olarak bilgisayar destekli eğitim (BDE) oldu.

    Pazar Araştırması. BDE konusunda Türkiye ve yurtdışında nelerin yapıldığını incelemek ilk işimiz oldu. Bu araştırmalar 1995 yılında başladı. Bulabildiğimiz kadar eğitimsel içerik incelendi. Bu konuda Bilkom zengin CD kütüphanesini kullanımımıza açtı. ABD'de pazara sunulan ürünler üç yıl boyunca takip edildi. ABD pazarınının gelişmesi bize ayrıca umut verdi. 1995 yılında raflarda üç, dört tane eğitsel CD vardı. Bir yıl sonra bu sayı onlarca olmuştu. 1997 yılında bir koridor bu konuya ayrılmıştı. Türkiye'de üretilen BDE ürünleri sayı olarak azdı. 1980 ortalarında Milli Eğitim Bakanlığı'nın ihalesi nedeniyle bu konuda çalışmalar yapılmış, MEB'in durmasıyla çalışmalar da durmuştu. Yapılan araştırmalar Türkiye pazarının küçük olduğunu gösteriyordu.

    Çalışılan Konular. ABD pazarında yaptığımız bir gözlemde ağırlığın okul öncesi döneme verilmiş olmasıydı.Buna karşın ülkemizde üretilen içeriklerin önemli bir bölümü müfredat paralelinde, "Matematik 4. Sınıf" şeklindeydi. Bu yaklaşımın dışında 3.Boyut'un müfradat konularını kapsayan ama yıllara bölünmemiş, sosyal konular ağırlıklı içerikleri vardı.

    Kullanılan Teknolojiler. Kullanılan teknolojiler çeşitlilik gösteriyordu. Mac dünyası tarihsel gelişimi nedeniyle eğitim konusunda büyük bir içerik birikimi oluşturmuştu. Buna karşın PC dünyası sanki bu işe yeni başlıyor gibiydi. Bulduğumuz içeriklerin bir kısmı, en eski yapı olan, DOS temelli yazılımlardı. Windows temelli içerikler de hala 16-bit yapıdaki Windows3.1 desteğini sürdürmek gereksinimi duymuş, Windows95 ile başlıyan 32-bit mimarisini kullanmıyordu. Son yıllarda geliştirilen ürünler çoklu ortam araçları kullanarak hem görsel, hemde ses anlamında iyi bir noktaya gelmişlerdi. Ama bulabildiğimiz içeriklerin çoğu çokluortam teknolojisi öncesi geliştirilmiş çalışmalardı. Internet temelli bir çalışma yok denecek kadar azdı.

  11. Internet'in Platform Olarak Seçimi
  12. Yukarıda verilen nedenlerden dolayı Internet teknolojilerini kullanmak uzun vadede en doğru seçimdi. Bu seçimin CD gibi fiziksel ortamlara göre avantajları vardı.

  13. Internet Seçiminin Getirdiği Sorunlar
  14. Internet ortamının yukarıdaki başka ortamlar ile karşılaştırılamaz avantajlarının yanında bazı sıkıntıları da vardı. Internette Türkçe içerikli eğitim sistemi kararı ile birlikte bir dizi sorunu da göğüslemeyi kabul etmiş olduk.

  15. Konu Seçimi
  16. EduCo projesi tartışılırken çok farklı konularda içerik geliştirme konuşuluyordu. Özel Reletivite, Karadelikler, felsefe, coğrafya gibi geniş bir yelpazede konular gündeme geldi. Projenin devamının sağlanması için kendi parasını kendisinin kazanabilir olması gerçeği karşısında önce daha yaygın kitlelerin ilgi duyacağı konuların işlenmesi, belli bir nakit akışı sağlandıktan sonra daha uç konulara gidilmesi düşünüldü.

    Konunun anlatımında görselleştirmenin, kavramsallaştırmanın, deneyselleştirmenin önemli olduğuna zaten karar verilmişti. Konu seçiminde de bu yaklaşımın kolay yapılacağı konulara öncelik verildi.

  17. İlk İçerikler
  18. İlk içerikler "Meraklısına ... Serisi" adı altında toplandı. Meraklısına Serisi'nde yaklaşım bir çok az bir önbilgi varsayımı ile alınması ve izleyicinin kendi temposunda, kendi kaldırabildiği kadar ileri konulara doğru götürülmesi olarak belirlendi. Burada hedef kitle populer bilim kitapları okuyan kişilerdi. Her ne kadar konular temel bilimlerden seçildiyse de amacımız emekli ağır ceza hakiminin de ilgi duyarsa okuyabileceği bir düzey yakalamaktı.

    Meraklısına Geometri. Sonuçta hem yukarıdaki kriterlere uyan, hem de daha görsel olaması nedeniyle Geometri birinci içerik olarak seçildi. Java'da geometri yapabilmek için başlayan çalışmalar bizi iki boyutlu bir çizim kütüphanesinin oluşmasına götürdü. İçerik olarak senaryo temelli eğitim, izleyicinin merakını uyandırıp, ilerlemesini sağlamak, sorular sorarak daha ileri konulara devamı özendirmek kullanılan tekniklerdendi. Bu şekilde Türk müfredatında lise seviyesinde verilmeyen Öklit dışı geometrilere bir giriş yapıldı.

    Meraklısına Hareket. İkinci konu olarak fizikde hareket düşündük. Bu gene görselleştirmesi kolay bir konuydu. Geometride oluşan kütüphaneye ek olarak bir fizik kütüphanesinin geliştirilmesi kaçınılmaz oldu. Bu içerikte klasik anlatımın dışında, bizce yeni bir yaklaşımla, ivme, kuvvet verilmeden, Fiziğin en temel kurallarından momentumun korunumundan başladık. Kullanılan görselleştirmelerde evde tekrar edilebilecek kadar basit ama konuyu en doğrudan anlatacak düzenekler kullandık.

    Bu çalışmalar sırasında TÜBİTAK-TİDEB'e Ar-Ge desteği için başvurduk.

  19. Mali Destek Arayışları
  20. EduCo projesinde başından beri hedef içeriklerin mümkün olduğu kadar geniş bir izleyici kitlesine iletebilmekti. Bunun için izleyicinin ücretsiz içeriğe ulaşabilmesi, projenin sürekliliği için gerekli paranın başka kaynaklardan gelmesi için modeller aradık.

    İlk aklımıza gelen "sponsor"luk yapısı oldu. Şirketlerin İstanbul Festivallerini düzenleyen İKSV'ye destek oldukları gibi bize de destek olabileceklerini düşündük. Bir başka yaklaşımda bunun bir kamu görevi olacağı, bu nedenle devletin destekleyeceğini düşüncesiydi ama düşünmekten daha ileri gidemedik. Bu fikri açtığımız yerler bunun çözüm olmayacağına bizi ikna ettiler.

    Daha sonra reklam ile site'nin ayakta kalmasını sağlayabilir miyiz diye düşündük. Burada da sorun Türkiye'deki reklam dünyasının Internet'i henüz reklam verilecek bir medya olarak düşünmemesi ile karşılaştık. Ayrıca reklam alabilmek için sitenin kritik bir izleyici sayısına ulaşması gerekiyordu.

    Sonunda bu konuda herkesin yaptığını yapıp, ticari olarak satılmasını düşünmeye başladık. Internet'te bu işi yapabilirdik. İsteyen bir para karşılığında içerikleri izleyebilirdi. Bu da bizi elektronik ticaret konusunda düşünmeye itti.

  21. Milli Eğitim Bakanlığı Devrede
  22. Biz bir taraftan bu sistemin ticari tarafına çözüm arar, bir taraftan da Meraklısı Serisi ile uğraşırken Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafında önemli değişiklikler olmuştu. İlköğretim sekiz yıla çıkmıştı. Ayrıca bu değişikliği desteklemek için büyük fonlar oluşmaya başlamış, bu fonların bir kısmının eğitimde bilgi teknolojileri kullanımında harcanacağı belirtilmişti.

    Bu durumda müfradat dışı konuların yanında müfredat paralelinde içerikler de yapmak gerekiyordu. Elimizdeki altyapıyı değerlendirerek yapabileceğimiz en kolay konu 4. ve 5. sınıf Matematik vardı. Geometrinin önemli bir kısmı bu kapsamda biraz değişiklikle kullanılabilinirdi.

    Uzun bir beklemeden sonra MEB ihaleye çıktı. Internet'den, Internet üzerinde içerik sağlamaktan hiç söz edilmiyordu. Bizi şaşırtan bir yaklaşım ile ihalede sadece CD üzerinde içerik isteniyordu. Bunun üzerine Internet'te yayınladığımız içerikleri (integral-Matematik 4 ve 5) CD'ye basıp verdik. Diğer CD temelli içerikler yanında, Bakanlığın Internet'teki bu çalışmaları desteklemesini diliyoruz. Ayrıca gelecekte yapılacak Bakanlık ihalelerde Internet'in hak ettiği yeri almasını diliyoruz.

  23. Son Durum
  24. EduCo projesi artık olgunluya doğru giden bir projedir. Proje kapsamında dört ürün geliştirilmiştir. Yeni içerik geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Bir yılı aşkın süredir bu içerik ile ilgili öernekler Internet'te "deneme yayını"ndadır. Proje TÜBİTAK AR-GE desteğini almıştır.

    EduCo ürünleri, dünyada Internet üzerinde içerik sağlama konusunda kendi türünün ilk örneklerindendir. Kendi araştırmalarımız ve Internet'te eğitim konusunda çalışan, konuyu en yakından takip eden Educational Object Economy (EOE) ekibinden Edmond Gaible ile yaptığımız görüşmeler sonucunda bu iddialı cümleyi söylemekten kaçınmıyoruz.